MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz dilekçesi ekindeki belgelerin tarihlerinden daha sonra dosyaya sunulan 09.01.2013 tarihli cevabi yazıda suça konu tutanakların bedellerinin ödenmediğinin belirtildiği ve sanık tarafından sunulan borcu olmadığına dair belgede yazılı tutanak seri numarasının dosyaya konu tutanakların numaraları ile uyuşmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık Muhitin Sakacı'nın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 01.12.2014 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Sanık lehine olan hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesi için, bu bağlamda toplanan kanıtların tereddüte mahal vermeyen somut kanıtlar olması gerekmektedir. ... A.Ş.'nin 09.01.2013 tarihli yazısında 05.12.2009 ile 06.11.2009 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına ait borçların ödenmediği bildirilmiş, dava konusu yapılan 18.09.2009 tarihli suç tutanağıyla alakalı bir şey söylenmemiştir. Sanık ise temyiz dilekçesine 2012/8383 sayılı icra dosyasına ödediği paralar için düzenlenen iki adet makbuz
sunmuştur. Bu makbuzların, hangi tutanaklar için yapılan ödemeye ait olduğu belirsizdir. Sanık hakkında daha önce elektrik hırsızlığından verilen kararı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 6352 sayılı Yasa'nın geçici madde 2/1-2 fıkraları gereğince iade etmiştir. Bu açıdan anılan yasa hükümlerinden sanığın yararlanabilmesi için ödeme yapılıp yapılmadığının sağlıklı bir şekilde belirlenmesi icap etmektedir. İlgili elektrik kurumunun bir tutanak hakkında bilgi vermemesi ve sanığın hangi tutanaklar için olduğu belirlenmeyen iki tahsilat makbuzu sunması tereddüte yol açmıştır. Bu husus araştırılıp şüpheye yol açmayacak biçimde ortaya konduktan sonra neticeye göre karar verilmesi gerekirken, toplanan delillerin yeterli olduğu düşüncesiyle kararın onanmasına dair görüş bildiren sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.