Hırsızlık suçundan sanıklar ...,... ve ... hakkında yapılan duruşma sonunda; hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin ... 26. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 07.12.2006 tarih 2005/1078 esas ve 2006/1013 karar sayılı hükmün sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.10.2012 tarih ve 2011/11555-2012/20508 sayılı ilamı ile onanması yolundaki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23.01.2013 tarih ve 2007/42783 sayılı yazısı ile itiraz talebinde bulunulması üzerine dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay C.Başsavcılığının 23.01.2013 tarih ve 2007/42783 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 03.10.2012 tarih ve 2011/11555-2012/20508 karar sayılı onama kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCY.nın 492/1 maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 02/05/2005 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 25.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy