MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın inşaat alanından kabloları çaldığının anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesine uyduğu gözetilmeyerek aynı yasanın 141/1. maddesiyle hüküm kurulması ve olay günü hırsızlık ihbarı alan polisin olay yerine intikal ederek çevreyi araştırması sonucu sanığı yakaladığı, çalınan eşyaların ise; olay yerinden 200 metre uzaklıkta bulunduğunun anlaşılması karşısında, eylemin tamamlandığı gözetilmeden kalkışma aşamasında kaldığının kabulüyle anılan yasanın 35. maddesi gereği cezadan indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11/1. maddesi gereğince, aynı yasanın 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden; somut olayda ceza sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında, anılan yasada belirtilen tedbire hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında 5395 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.05.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy