MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suçun işlendiği caminin avlusunda bulunup, tuvalet olarak inşa edilmekle birlikte depo olarak kullanıldığı anlaşılan bina vasfındaki yapının, ibadete özgülenmemesi karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesini oluşturduğu halde, hatalı değerlendirme sonucu aynı yasanın 142/1-a maddesi ile uygulama yapılması, sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4-11. maddesinde; yaşı küçük sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceğinin; bu halde, Cumhuriyet Başsavcılığı'nca mahallin en büyük mal memurluğuna bildirimde bulunularak, bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre adlî para cezasının tahsil edileceğinin hükme bağlanmasına karşın; mahkemece hatalı olarak, çocuk sanık hakkında verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin hükümde belirtilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” şeklindeki bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.02.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy