MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etmek
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılma kararı o yer Cumhuriye Savcısının itirazı üzerine itirazın kabulü ile karar kaldırıldığından mahallinde Mahkemesince her zaman için karar verilmesi mümkün görülmekle yapılan incelemede;
1-03.11.2011 tarihinde verilen kararı 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 310/3. maddesinde öngörülen yasal bir aylık temyiz süresinden sonra 19.12.2011 tarihinde temyiz eden o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteğinin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık ... ’un temyizinden sonra Malatya E tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla mahkemesine göndermiş olduğu 12.01.2011 günlü dilekçesi ile temyiz başvurusundan vazgeçmiş bulunduğunun anlaşılması karşısında sanık yönünden dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
3-Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK'nın 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların itiraz yasa yoluna tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle aynı kanunun 264. maddesi uyarınca itiraz mahiyetinde kabul edilmesi gereken temyiz talebinin merciince değerlendirmek üzere, incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
4-Sanık ... hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanık ... hakkında mahkemece temyiz harcı yatırılmadığından ihtarda bulunulmuş ise de, Anayasa Mahkemesinin ceza mahkemelerinde harç alınmasına ilişkin düzenlemeyi iptal etmesi de gözetildiğinde, süresi içerisinde temyiz istemi bulunduğu değerlendirilmekle yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
I-Sanığın; 12.03.2011''de aynı mağdura ait işyerine girerek elektrik tesisatı aldığı, 22.03.2011”de aynı işyerine tekrar girerek hırsızlık yapmaktan ibaret olan eylemlerinin aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında kabul edilmesi gerektiği, sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesi uyarınca verilecek temel cezanın da eylemin, zincirleme suç olması nedeniyle aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca arttırılması gerektiği gözetilmeden, her iki eylemin ayrı suçları oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
II-Sanık hakkında temel ceza belirlenirken TCK’nın 142/2-d .maddesi ile uygulama sırasında 3 yıl hapis cezası verilmesi gerekirken 2 yıl hapis cezası verilmek suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.