MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında suç eşyası kabul etmek ve satın almak suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuk ... için savunmasını yapmak üzere görevlendirilen zorunlu müdafiiye ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden düzenli mali geliri bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye muhalefet edilmesi,
2-Sanık ...'ın tekerrüre esas alınan ilamında yaş küçüklüğü nedeniyle ceza indirimi uygulanmış olması ve başkaca tekerrüre esas ilamının bulunmaması karşısında, tekerrüre esas alınan ilamın TCK'nın 58/5. maddesine göre tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
3-Sanıklar ... ve ... hakkında TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırım yapılırken sonuç ceza 2 yıl 12 ay olması gerekirken, 3 yıl hesaplanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk ... ile ilgili hükümden “Sanık ... için yapılan 130,00 Tl soruşturma aşaması, 248,00 TL kovuşturma aşaması müdafi giderleri olmak üzere toplam 378,00 TL yargılama masrafının adı geçen sanıktan tahsiline,” fıkrasının çıkarılması; sanık ... ile ilgili hükümden TCK’nın 58. maddesinin uygulanması ile ilgili fıkra çıkarılmak suretiyle; sanıklar ... ve ... hakkında TCK'nın 119/1-c maddesi ile ilgili hüküm fıkrasından “3'er yıl” ibaresi çıkarılıp, yerine “2'şer yıl 12'şer ay” ibaresi eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanıklar ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçu ile sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ...'in soruşturma aşamasında, suça konu eşyaların bir kısmını 65,00TL karşılığında sattığı, sanık ...'ın işyerini kolluk görevlilerine göstererek bir kısım eşyaların mağdura iadesine olanak tanıdığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın üçüncü kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Hırsızlık suçuna konu eşyaya elkonulmasına rağmen, failin satın alandan aldığı para veya sağladığı menfaatin satına alana iade edilmemesi halinde, satın alana Devlet eliyle haksızlık yapılmış olur.
Somut olayda, suça konu bir kısım eşyaları satın alan sanıklar ... hakkında, suç eşyasının satın alınması suçundan mahkumiyet kararı verilerek sanıkların kötüniyetli olduklarının anlaşıldığı, sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun elde ettikleri paranın kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim edilmemesi nedeniyle TCK'nın 168/1-4 maddesi ile ilgili uygulama olanağı olmadığı anlaşılmışsa da; müştekinin kovuşturma aşamasında kalan zararının sanık ...'in yakınları tarafından giderilmesi nedeniyle, sanıklar ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında, müştekinin kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olup olmadığı belirlendikten sonra koşulları oluştuğu takdirde TCK'nın 168/2-4 maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık ...'ın tekerrüre esas alınan ilamında, yaş küçüklüğü nedeniyle ceza indirimi uygulanmış olması ve başkaca tekerrüre esas ilamının bulunmaması karşısında, tekerrüre esas alınan ilamın TCK'nın 58/5. maddesine göre tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
3-18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuk ... için savunmasını yapmak üzere görevlendirilen zorunlu müdafiiye ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden düzenli mali geliri bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye muhalefet edilmesi,
4-Sanıklar ... ve ...'un tüm aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamaları kabul etmedikleri, dosyada suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair, diğer sanık ...'ün beyanı ile sanık ...'ın kovuşturma aşamasında değiştirdiği, atfı cürüm mahiyetinde olan soruşturma aşamasındaki beyanından başka; hükümlülüklerine yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
5-Sanıklar ... ve ... hakkında kabule göre de; TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırım yapılırken sonuç ceza 2 yıl 12 ay olması gerekirken, 3 yıl hesaplanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ..., ... ve ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17.03.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy