MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I)Sanık hakkında katılan ...'a karşı hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1 maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, olay tarihinde katılana ait işyerinin asma kilitlerini kırarak açıp içeriye girerek hırsızlık yapan sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522 ve 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 53. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı yasanın 116/2, 151/1 maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını da oluşturması karşısında, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları yönünden uzlaşma hükümleri de değerlendirerek, katılandan hırsızlanan eşyaların değer tespiti de yapıldıktan sonra 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle denetime imkan verecek şekilde lehe yasa değerlendirmesi yapılması gerekirken, yapılan uygulamanın sanığın lehine olması ve karşı temyiz bulunmaması karşısında bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...'in temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
II) Sanık hakkında müşteki ...'a karşı hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1 maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, olay tarihinde müştekiye ait işyerinin asma kilitlerini kırarak açıp içeriye girerek hırsızlık yapan sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522 ve 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 53. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı yasanın 116/2, 151/1 maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını da oluşturması karşısında, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları yönünden uzlaşma hükümleri de değerlendirerek, müştekiden hırsızlanan eşyaların değer tespiti de yapıldıktan sonra 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle denetime imkan verecek şekilde lehe yasa değerlendirmesi yapılması gerekirken, yazılı şekilde hırsızlık suçu bakımından 5237 sayılı yasa lehe kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.07.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.