MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/05/1999 gün ve 104/113 ve 06/10/1998 gün 2004/297 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi hükümlünün 765 Sayılı Kanun uyarınca cezalandırılmasına ilişkin kesinleşmiş mahkumiyet hükmü ile 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın duruşma açılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde evrak üzerinden ek karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında; hırsızlık ve ayrıca müşteki ...'e, müştekileri belli olmayan temmuz ayının 2. yarısında jeep marka, ... kampı otoparkına park edilmiş ... marka 3 araçtan ve yine aynı yerde park halinde bulunan ... marka araçların camlarını kırmak ve kapılarını zorlamak suretiyle mala zarar verme suçlarını da işlediğinin anlaşılması karşısında mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından, 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerini değiştiren 5560 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 19.12.2006 tarihinden önce işlenen suçlarda uygulama olanağı bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24. maddesine göre, 5560 sayılı Yasanın 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı yasanın 253. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Suça konu araç teyplerinin suça sürüklenen çocuk yakalandıktan sonra yer göstermesi suretiyle ele geçip müştekilere iade edildiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında müştekiler ... ve ...'a karşı hırsızlık suçları bakımından, 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve sürecine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ,
3- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan hükümlü ... hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen 11.10.1996 tarihli ilk hükümde; müşteki ...'a karşı gerçekleştirdiği eylem nedeniyle yapılan uygulama sırasında, hükmedilen kısa süreli hapis cezalarının 647 sayılı Yasanın 4/2. maddesinde öngörülen adli para cezası yada tedbirlerden birine çevrilmesi zorunluluğu bulunduğu; bu hususun Kanun Yararına Bozma yoluna gidilerek, sonucuna göre hükümlü hakkında uyarlama yapılması gözetilmeden yazılı şekilde kanun yararına bozma yoluna gidilmeksizin uyarlama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 16.04.2015 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy