MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5.10.2011 tarihli yakalama tutanağına göre, temyiz incelemesine konu olan olaydan birkaç önce meydana gelen başka bir müştekiye yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle, suça karıştığı tespit edilen ...plakalı aracın, adres bölgesinde, arama çalışmaları yapıldığı sırada, sokak içinden hızlıca bir aracın çıktığının görülerek takibe alındığı, aracın plaka bilgilerinden, aranılan araç olduğunun tespiti ile tesadüfen görülen bu aracın durdurularak araç içinde ve şahısların üzerinde yapılan aramada içinde müşteki ...'in ikametinden çalınan ziynet eşyaları ile LCD TV de dahil olmak üzere çok sayıda suç eşyasının ele geçirilerek muhafaza altına alındığı, müştekinin müracaatı üzerine ele geçirilen eşyaların teşhis işlemi sonrası kolluk tarafından müştekiye iade edildiğinin ve sanıkların olaydan sonra bizzat pişmanlık göstermek suretiyle çalınan eşyaların iadesi konusunda her hangi bir çaba içinde bulunmadıklarının anlaşılması karşısında koşulları bulunmadığı halde sanıklar hakkında kurulan hükümde TCK nın 168. maddesi uygulanmak suretiyle ceza indirimine gidilmesi aleyhe temyiz olmadığından; sanık ...'nın tekerrüre esas alınan Beyoğlu 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.10.2008 tarih 2007/528 Esas 2008/473 Karar sayılı ilamının 3 ayrı suça ilişkin cezayı içerdiği, bu halde sanık hakkında TCK nın 58. maddesi ile yapılan uygulamada en ağır cezanın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi ile sanıkların gözaltında kaldığı sürelerin TCK'nın 63. maddesi gereğince ceza mahkumiyetinden mahsubuna karar verilmemesi ise hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Bu dava sebebiyle yapılan 30,00 TL davetiye giderinden her bir sanığın sarfına neden olduğu 15.00 şer TL nin, 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK'nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'nun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama gideri ile ilgili bölüm çıkarılarak yerine ''bu dava sebebiyle yapılan 30,00 TL yargılama giderinden her bir sanığın sarfına neden olduğu 15'şer TL nin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK.nun 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine” ibaresi eklenmek suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.06.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.