MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların, müştekiye ait işyeri kapısının demir korkuluğunu sökmek ve camını kırmak suretiyle içeri girdiklerinin anlaşılması karşısında; haklarında işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından dava zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
I-Sanık ...'in temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilen kararın, ifadesinin alındığı esnada bildirdiği adresine 18.11.2011 tarihinde usulünce tebliğ edildiği, sanık tarafından 7 günlük yasal temyiz süresini geçirilerek 19.12.2011 tarihinde hükmün temyizi üzerine mahkemece, 6.2.2012 tarihli temyiz isteminin reddine dair verilen ek kararın usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılması karşısında ek kararın tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık ...'nun temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53/1-a-b-d-e maddelerinin hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinin koşullu salıverilmeye kadar yoksun bırakılmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışlan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın yakalanmasını müteakip, samimi ikrarda bulunarak diğer sanıkların da yakalanmasını sağladığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin yapılan değerlendirmede, anılan maddenin 2. fıkrasında yazılı olduğu üzere, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar tartışılıp somut olay ile ilişkilendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kurulan hükümde, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları şeklindeki yerinde olmayan gerekçe ile 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.