MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında verilen kısa süreli hapis cezası TCK'nın 50/3. maddesi gereğince aynı yasanın 50/1 maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birisine çevrilirken, TCK'nın 50/2. maddesi gereğince aynı yasanın 50/1-a maddesinde yazılı tedbirin hariç tutulmayarak bu fıkra gereğince uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK’nm 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiği düşünüldüğünde, hüküm kısmında “müştereken ve müteselsilen” denilmek suretiyle yargılama giderlerinin sanıklardan hangi oranda tahsil edileceğinin belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının yargılama giderleri ile ilgili bölümünden “müştereken ve müteselsilen tahsiline” ibaresinin çıkarılarak “sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin sanıklardan ayrı ayrı tahsiline” ibaresinin eklenmesi eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy