MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar vermek, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde:
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...'in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık 13.05.2009 tarihli soruşturma aşamasındaki ifadesinde, işyeri camını geçebileceği kadar kırıp içeri girdiğini, daha sonra ellerinde sopa olan iki şahsın camı tamamen kırıp içeri girdiklerini ve kendisine vurduklarını beyan ettiği, sanığın adli raporunun camın içinden geçilebilecek kadar kırılarak içeri girildiği ve darp edildiği iddiasını doğruladığı, her ne kadar mahkemece 05.06.2009 tarihli ekspertiz raporuna dayanılarak ikinci bir kişinin kan örneğinin bulunduğundan bahisle suç ihbarında bulunulmuş ise de, sanık savunmasına göre, ele geçen kan örneğinin camı tamamen kırıp içeri giren ve kendisini darp eden şahıslara ait olabileceği, bu nedenle sanığın hayatın olağan akışına uygun savunmasına itibar edilerek suçu tek başına işlediğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu, buna göre suç tarihi itibariyle işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğu, suçun mağduru ...'in 28.10.2009 tarihli celsedeki ifadesinde uzlaşmayı kabul ettiğini beyan etmesi karşısında, sanıktan uzlaşmayı kabul edip etmediği sorulup sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy