MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, iftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık ... hakkında hırsızlığa teşebbüs suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 310/1 maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra sanık ... hükmü temyiz ettiğinden, anılan Kanunun 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak temyiz talebinin REDDİNE,
II-Sanık ... hakkında hırsızlığa teşebbüs ve iftira suçlarından; sanıklar ... ve ... hakkında ise hırsızlığa teşebbüs suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş oldukları suçlardan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıklar ..., ... ve ...’ın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise, anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında kurulan hüküm fıkralarından ‘‘53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümler çıkarılarak, yerlerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanık ...'ın yakalandıktan sonra kardeşi ...’ın kimlik bilgilerini verdiği, işlemleri bu şekilde yürütülerek tutuklama kararının bu isimle verildiği, ancak parmak izi incelemesi suretiyle gerçek kimliğinin tespit edildiği anlaşılmakla; sanığın gerçekte var olan kardeşi ...’ın kimlik bilgilerini kullanması nedeniyle eyleminin sadece TCK'nın 267/1 maddesi delaletiyle 268. maddesine uyan ''iftira'' suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın eyleminin iki suç oluşturduğu kabul edilerek gerçekte var olmayan bir şahsın kimlik bilgilerinin kullanılması ile oluşan TCK'nın 206/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy