MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Tayin olunan cezanın türü ve miktarına göre, hükmün 5237 sayılı TCK'nun 50/5 ve CMUK'nun 305. maddeleri uyarınca temyizi mümkün olmadığından, sanık ... müdafinin temyiz talebinin CMUK'nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
İş yeri dokunulmazlığını ihlal suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında ; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında hükümlerde TCK'nın 58/6-7 maddelerine göre cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar şekilde “C.İ.K kanunun 108/4 fıkrası gereğince infazın başlamasından sonra takdiren bu sürenin 1 yıl olarak belirlenmesine ve bu sürede koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanmasına rehber uzman gönderilmesine yer olmadığına," denilmek suretiyle hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından "C.İ.K kanunun 108/4 fıkrası gereğince infazın başlamasından sonra takdiren bu sürenin 1 yıl olarak belirlenmesine ve bu sürede koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanmasına rehber uzman gönderilmesine yer olmadığına," cümleleri çıkartılmak suretiyle yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy