MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 14.4.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26.maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen Geçici 2. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından, sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde;
Gerekçeli karar başlığında 26.12.2011 olan karar tarihinin 06.02.2012 olarak yerinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, sanığın kovuşturma aşamasında 18 yaşını bitirmediği gözetilmeden, bir kısım oturumların gizli yerine 5271 sayılı CMK'nın 185/1. maddesine aykırı olarak açık yapılması, giderilme olanağı bulunmadığından; sanığın işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunu yaşı nedeniyle evrakı ayrılan ... ile birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, hükmün gerekçesinde sanığın başka dosyalarda da hakkında dava açılmış olması, suça eğilimli yapısı gerekçesi gösterilerek hükmün açıklamasının geri bırakılmasına hükmedilmediğinin belirtilmesi nedeniyle sanık hakkında bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığının mahkemece irdelendiğinin kabul edilmesi karşısında; işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan yetersiz gerekçeyle hüküm açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında hırsızlık suçundan TCK'nın 143/1. maddesi gereğince 2 yıl 4 ay olarak belirlenen cezadan 5237 sayılı TCK'nın 31/3. maddesi ile cezasından 1/3 oranında indirim yapılırken hapis cezasının 1 yıl 6 ay 20 gün yerine 1 yıl 7 ay 10 olarak hesaplanması suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
2-Suçu işlediği sırada 18 yaşında küçük olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/4. maddesine aykırı olarak 53/1. maddesinin uygulanmasına hükmedilmesi,
3-Mahkemece 5271 sayılı Yasa'nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafinin görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiye ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanığa, yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık ... müdafinin temyiz taleblerii bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,hırsızlık suçundan belirlenen 1 yıl 7 ay 10 gün sonuç hapis cezasının 1 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasına indirilmesi ve hüküm fıkrasından ‘sanık hakkında 53. maddesinin uygulanmasına’ ilişkin bölüm ile "yargılama giderine" ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy