MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
18 yaşını doldurmayan sanık hakkındaki 30/09/2010 tarihli duruşmanın kapalı yerine açık olarak yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması ve yine 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 25/1. maddesine aykırı olarak Cumhuriyet savcısının aynı tarihli duruşmada hazır bulunması, telafisi mümkün bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I) Sanık ...'nın mağdur ...'e karşı gerçekleştirdiği hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal; müştekiler ..., ... ve ...'na karşı gerçekleştirdiği konut dokunulmazlığını ihlal suçları bakımından yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 7. fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olduğu ve adı geçen yasanın 264/1. maddesi uyarınca sanık yönünden yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere dosyanın yukarıda bahsedilen suçlar yönünden incelenmeksizin İADESİNE;
II) Sanık ...'nın müşteki ...'e karşı gerçekleştirdiği hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA;
III) Sanık ...'nın müşteki ... ve ...'na karşı gerçekleştirdiği hırsızlık suçları bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Devriye görevini yerine getiren polis memurlarının, GSM Teknik Servis isimli iş yeri içerisinde, cep telefonu satan ve daha önceden, hakkında bir çok kez hırsızlıktan işlem yapıldığı için tanınan sanık ...'yı görerek yanına gittikleri; kendisi ile yapılan görüşmede, sanığın üzerinde bulunan Motorolla ve Nokia N71 marka cep telefonlarını müştekiler ... ve ...'nun evlerinden çaldığını belirterek, bahse konu yerleri gösterip iadesini sağladığı anlaşılmakla; etkin pişmanlık gösterip kısmi iadede bulunan sanık ... hakkında kısmi iadeye rıza gösterip göstermedikleri adı geçen müştekilerden sorulup, sonucuna göre sanık hakkında bu müştekilere karşı gerçekleştirdiği hırsızlık suçları bakımından 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesi ile uygulama yapılıp yapılmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.03.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy