Sanıklar ... ve ... hakkında Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15/11/2009 tarihli iddianamesiyle hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma suçlamasıyla açılan kamu davası sonucunda verilen Aynı yer 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 03/06/2010 tarih ve 2009/809 Esas, 2010/398 Karar sayılı hükmüyle sanıklar hakkında mala zara verme suçundan beraatlerine, sanık ...'in diğer iki suçtan tayin olunan cezalarına ilişkin hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına, sanık ...'ın ise iki suçtan mahkumiyetine karar verilip bu mahkumiyet hükmü sanık ... müdafii tarafından yasal süresi içinde temyizi üzerine Dairemizin 15/01/2014 gün, 2013/1950 Esas, 2014/593 Karar sayılı ilamıyla, hırsızlığa teşebbüs suçunadan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin kesinlik sebebiyle REDDİNE, işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün ise ONANMASINA yolundaki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.02.2014 tarih ve 2011/126149 sayılı yazısı ile verilen kararın Düzeltilerek Onanması yönünde Dairemiz Başkanlığına itiraz talebinde bulunulması ile 6352 sayılı Yasanın 99 ve 101.maddeleri uyarınca itirazla ilgili yeniden değerlendirme yapılmak üzere dosya 05.03.2014 gününde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.02.2014 tarih ve 2011/126149 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan, Dairemizin 15/01/2014 gün, 2013/1950 Esas, 2014/593 Karar sayılı ilamdan sadece onama kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafinin görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiye ödenen avukatlık ücretinin dosyadaki bilgilerden yeterli mali geliri bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi ile yargılama gideri olarak kalan miktarın CMK'nın 324/4 maddesine 6352 sayılı Kanunun 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20 TL'nin altında kaldığından hazineye yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden aşağıda dökümü yapılan ''işbu 269,00 TL yargılama giderinin sanıklardan tahsiliyle hazineye irat kaydına'' şeklindeki bölüm çıkarılarak, yerine “Aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinden 254,00 TL müdafi ücretinin kamu üzerinde bırakılmasına, müdafilik ücreti yargılama giderlerinden çıkarıldığında kalan miktar CMK'nın 324/4 maddesine 6352 sayılı Kanunun 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20 TL'nin altında kaldığından hazineye yükletilmesine'' cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy