MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
18 yaşından küçük olan sanıkların yargılamasında, 5271 sayılı CMK'nın 185. maddesi hükmü gereğince duruşmaların kapalı yapılıp hükmün de kapalı duruşmada tefhimi gerekirken, 14.11.2011, 26.03.2012, 12.06.2012, 16.10.2012 ve 14.12.2012 tarihli oturumların kapalı yerine açık yapılması, hükmün dahi açık oturumda tefhim edilmesi giderilmesi ve tekrarlanması olanağı bulunmadığından;
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçundan sonuç olarak hükmolunan hapis cezasının kısa süreli olmadığı gözetilmeden seçenek yaptırıma çevrilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinin 4. fıkrasına göre suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2-Mahkemece 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocukların savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiilere ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden düzenli mali geliri bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenlerinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hüküm fıkralarından ''aynı kanunun 50/6. maddesi gereğince hüküm kesinleştikten sonra C. Savcılığınca yapılan tebligata rağmen 30 gün içerisinde adli para cezasının ödenmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin ihtarına'' ilişkin bölüm ile 274'er TL'lik müdafii ücreti yargılama giderinin suça sürüklenen çocuklardan tahsiline ilişkin bölümler çıkarıldıktan sonra "yargılama gideri olarak 56'şar TL.'nin suça sürüklenen çocuklardan ayrı ayrı tahsiline" cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.09.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy