(5237 S. K. m. 53, 141)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: 1-Dosya kapsamından, olay günü müştekinin işyerinden hırsızlık meydana geldiği, işyeri kamera görüntülerinden şüphelilerin iki kişi olduğunun tespit edildiği, olaydan yaklaşık bir yıl sonra başka bir suçtan hakkında işlem yapılan tanıklara kamera görüntülerinin gösterilmesi üzerine tanıkların görüntülerdeki kişilerin sanıklar olduğuna ilişkin beyanları doğrultusunda sanıklara ulaşıldığı, sanık N.B.'nün atılı suçu kabul etmediği, Kayseri'ye gitmediği, görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığı yolunda savunmada bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın değişik cephelerden çektirilecek teşhise elverişli boy fotoğrafları temin edilerek dosya içinde mevcut kamera görüntülerindeki kişinin sanık olup olmadığının, bilirkişi marifetiyle, gerektiğinde Adli Tıp Kurumu veya Kriminal Daire Başkanlığından alınacak rapor ile tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Sanık N. B. hakkında 5237 sayılı TCKnın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık N. B.'nün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 02.10.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy