MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya kapsamından, müştekinin, suça konu kamyonun aküsünün, kamyonun karoserinin altında olduğu, akünün ayrı bir kilit veya muhafaza sisteminin olmadığı yolundaki beyanları gözetildiğinde, suça sürüklenen çocuğun kamyonun açıkta bulunan aküsünü çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK'nın 142/1-e maddesinde tanımlanan tahsis ve kullanımları gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlık suçuna uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde aynı yasanın 142/1-b maddesi ile hüküm kurulması sonuca etkili görülmediğinden; Yakalama Tutanağı içeriğine göre, olay günü gece saat 22.00 sıralarında, başka bir müştekinin park halinde bulunan kamyonetinin aküsünün çalındığı yönünde ihbar gelmesi üzerine tarife konu adrese gidildiği, olay yeri bölgesinde araştırma yapılırken tarif edilen mahallede fakat başka bir sokak üzerinde 2 şahsın mobilete binerek uzaklaştıklarının görülmesi üzerine takibe alınarak motorsiklet durdurulduğunda suça sürüklenen çocuk ile yaşı nedeniyle davası ayrı görülen diğer sanığın yakalandığı, motorsikletin selesi üzerinde bulunan 1 adet kamyon aküsünün kime ait olduğunun sorulduğu, suça sürüklenen çocuk ile yanındakinin çelişkili cevaplar vermesi üzerine akünün muhafaza altına alınarak adres bölgesinde araştırma yapıldığında müştekiye ulaşıldığının ve teşhis ile suça konu akünün müştekiye kolluk güçlerince iade edildiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun bizzat pişmanlık göstererek suça konu aküyü soruşturma makamlarına kendi rızası ile teslim etmesi söz konusu olmadığından şartları oluşmadığı halde suça sürüklenen çocuk hakkında TCK nın 168. maddesi hükmünün uygulanması yoluyla eksik cezaya hükmedilmesi ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun, suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinin 4. fıkrasına göre suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen adli para cezasının, ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ''ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına'' ilişkin bölüm çıkarılarak, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy