Hırsızlık suçundan sanık ...’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/3, 62 ve 522. maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesinin (Şişli (kapatılan) 10. Asliye Ceza Mahkemesinin) 31/01/2008 tarihli ve 2006/691 esas, 2008/25 sayılı kararıa karşı Adalet Bakanlığı'nın 03.12.2013 gün ve 2013/18104/73355 sayılı kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2013 tarih ve 2013/387621 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı hırsızlık suçuna ilişkin asli dava zamanaşımı süresinin lehe olan (mülga) 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/3 ve 102/4 maddelerine göre 5 yıl olması karşısında, sanık ...’in savunmasının alındığı 04/07/2002 tarihi ile hükmün verildiği 31/01/2008 tarihi arasında geçen süre zarfında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 5 yıllık aslî dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun Yararına Bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosyanın içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesinin (Şişli kapatılan 10. Asliye Ceza Mahkemesinin) 31.01.2008 günlü ve 2006/691 esas, 2008/25 sayılı kararının BOZULMASINA, aynı yasanın 309/4-d maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle kamu davasının DÜŞMESİNE, dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy