MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
08.03.2013 tarihli temyiz dilekçesi ile Av. ...'ın sanıklar ... ve ... müdafii olarak hükmü temyiz ettiği, dosya içinde sanık ...'a ait vekaletname örneği mübrez ise de sanık ...'na ait vekaletnameye rastlanılmadığı, ancak 29.02.2012 tarihli oturumda sanık ...'nun aynı müdafii huzurunda savunmasının alındığı ve müdafiinin temyiz talebine ilişkin her hangi bir itirazının da bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... lehine yorumla müdafiinin, bu sanık yönünden temyiz dilekçesinin geçerli olduğu kabul edilerek her üç sanık yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık ...'in, diğer sanıklarla birlikte hırsızlık suçunun asli faili olduğu gözetilmeden, TCK'nın 37/1 maddesi yerine, yanılgılı değerlendirme ile “yardım eden” olarak kabulü ile cezasından aynı yasanın 39. maddesi uyarınca indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5275 sayılı Yasanın 108/4-5-6. maddesi gereğince, mükerrir sanık ... hakkında denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverilme kararını verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, infazı kısıtlayacak biçimde denetimli serbestlik süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi,
2-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
3-Bu dava sebebiyle yapılan toplamda 36,50 TL davetiye giderinden her bir sanığın sarfına neden olduğu 12,16 TL nin 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK'nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... Müdafii ile sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 1-Sanık ... hakkında TCK nın 58. maddesi uyarınca kurulan hüküm fıkrasından "1 yıl süre ile " ilişkin bölümün çıkarılması ile, 2-sanıklar hakkında kurulan hüküm fıkrasından ‘TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ ibaresinin eklenmesine 3- hüküm fıkrasından yargılama gideri ile ilgili bölüm çıkarılarak yerine ''bu dava sebebiyle yapılan 36,50 TL yargılama giderinden her bir sanığın sarfına neden olduğu 12,16 TL nin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK.nun 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine” ibaresi eklenmek suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.12.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy