MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihinin karar başlığında 07.12.2011 olarak hatalı yazıldığı anlaşılmış ise de, mahallinde düzeltilebilmesi mümkün görülmüştür.
A-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık ...‘in suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında kurulan hükümde TCK’nın 31/3’üncü maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ile ilgili olarak kanun yararına bozma yoluna gidilmesi olanaklı görülmüştür.
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından sanık ... müdafii ve sanık ...’in temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
B-Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
5271 sayılı CMK'nın 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların itiraz yasa yoluna tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle, aynı kanunun 264. maddesi uyarınca itiraz mahiyetinde kabul edilmesi gereken temyiz talebinin merciince değerlendirmek üzere, incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE ,
C-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
D-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi”nin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı Kanun'un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınacağı öngörüldüğünden, sanık hakkında hırsızlık suçunun zamanaşımına uğradığına ilişkin tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanık hakkında kurulan hükümde TCK’nın 31/3’üncü maddesi uyarınca indirim yapılmayarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,10.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.