MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükümlünün kendisine baro tarafından atanan zorunlu müdafiiden haberinin olmadığı ve hakkında verilen 26.07.2006 tarihli hükmün de bu müdafiinin yüzüne karşı verildiğinin anlaşıldığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 tarih 2008/9-7 E. 2008/56 K. sayılı kararında belirtilen "Kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar olmadığı durumlarda zorunlu müdafiiye yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz" hükmü gereğince 26.07.2006 tarihli hükmün kesinleşmediği, bu nedenle arada yapılan işlemlerin yok hükmünde sayılarak ve hükümlünün daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nın 231/6 maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Uyarlama yargılaması niteliği itibariyle hükümlünün lehine olan yasanın belirlenmesine yönelik olup hükümlü aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceği gözetilmeksizin yargılama giderlerinin hükümlüden tahsiline karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin hükümlüden tahsiline ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.04.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.