MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
13.08.2012 tarihinde saat 15.00’te tanzim edilen yakalama ve el koyma tutanağının içeriğine göre, ...’dan hırsızlık amacıyla iki kadının geldiği ve .... plakalı beyaz renkli otomobili kullanan şahsın da bu kadınlara yardım ettiği ihbarının alındığının, kolluk tarafından ihbar doğrultusunda araştırma yapılırken sanık ...’in kullandığı otomobilin saat 13.30’da ... Caddesinde seyir halinde iken takibe başlandığının, otomobilin kavşakta durup beklerken diğer sanıkların otomobile bindiğinde polis tarafından yakalandıklarının; sanık ...’in üst aramasında, müştekinin çalınan ziynet eşyasının ele geçtiğinin; sanık ...’in beyanında, suça konu eşyayı müştekinin cebinden yere düştüğünde aldığını, bu durumu yanındaki diğer sanık ...’in görmediğini, olayın olduğunda sanık ...’in zaten ...’ye gelmemiş olduğunu savunmuş ise de; sanık ...’in soruşturma aşamasında müdafi huzurundaki beyanında, olay günü ...’ye geldikten sonra diğer sanıklarla buluştuğunu, sanık ...’in önceden alıp düzeltilmesi için bıraktığı elbiseyi mağazadan aldıktan sonra ...’a gideceklerini ve bu amaçla çarşıya geldiklerini söylediğinin; duruşma sırasında müştekinin olay günü giydiği kıyafetin yapısı ve cebinin derinliği nedeniyle suça konu eşyanın müştekinin cebinden yere düşmesinin mümkün olmadığının gözlendiğinin anlaşılması karşısında; ihbara dayalı araştırma sırasında sanıkların suça konu çalıntı ziynet eşyası ile birlikte yakalandıkları, sanık ...’in suçu işlendiği sırada diğer sanık ... ile birlikte bulunduğunun savunmalar ile sabit olduğu, sanıkların önceden anlaşarak hırsızlık amacıyla sürekli oturdukları ...’dan ...’ye geldikleri ve mahkemece de anılan nedenlerle sanıkların birlikte suç işleme kastıyla hareket ettiklerine ilişkin kabulünde bir yanlışlık bulunmadığından, tebliğnamedeki sanıklar ... ve ...’in haklarında bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
6183 sayılı Kanunun 106/1. maddesinde belirlenen 20 TL’den az gerçekleşen yargılama masrafının, 6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesi gereğince Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle kısmen isteme uygun kısmen de isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 7 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiline ilişkin bölümün çıkartılması ve yerine "bir adet davetiye gideri 7 TL’nin 6183 sayılı Kanunun 106/1. maddesinde belirlenen 20 TL’den az olması nedeniyle 6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK'nın 324/4 maddesi gereğince Devlet Hazinesine yüklenmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy