MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim suretiyle hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın duruşmada bildirdiği adrese tebligat yapılmadığından, yapılan tebligatın geçersiz olduğu ve sanığın kararı süresinde temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede;
Garanti Bankasının 12.01.2007 tarih ve 927/1123 ilgi sayılı yazısında belirtilen tarihe ait kamera kayıtların sistemlerinde mevcut olmadığını bildirmesi ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'a ait IP numarası suçta kullanılan bilgisayar üzerinde hard disk incelemesi yapılarak 14/12/2006 tarihli raporda “bu bilgisayarın başka bir bir bilgisayar tarafından banka ile yapılan internet bağlantısında IP numarası gizlenmek amacıyla kullanıldığının düşünüldüğünün” belirtilmesi karşısında; tebliğnamade bu hususta bozma isteyen 1 nolu düşünceye iştirak edilmemiştir.
1-Müştekinin yetkilisi olduğu firmanın ... Bankası ... Şubesi nezdinde bulunan ... nolu hesabına internet aracılığı ile bilgi ve rızası dışında girilerek hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'ın hesabına 800 YTL paranın aktarılıp Bireysel Paramatik'ten çekildiği, tanık ...'ın aşamalarda alınan ifadesinde mahalleden tanıdığı sanığın, kendisinden hesabına para geleceğini söyleyerek banka kartını istediğini, kendisininde verdiğini, birkaç gün geçtikten sonra bankadan aranıp suça konu işlemin gerçekleştiğini öğrendiğini beyan ederek, sanığı soruşturma aşamasında Polnet sisteminde kayıtlı bulunan albümden fotoğraf üzerinden teşhis ettiği, sanığın savunmasında tanık ...ı hiç tanımadığını, kendisinin bu şekilde işlemiş olduğu bir suç nedeni ile 2006 yılının 11 ayında cezaevine girdiğini ve medyada tanındığını bu nedenle bu şekilde suçların üzerine atfedilmek istendiğini, kesinlikle ...ın hesap numarasını isteyerek onun hesabına başka bir hesaptan aktarım yapmadığını ve tanık ile yüzleşmek istediğini bildirdiğinin anlaşılması karşısında, olayın tek delilinin tanık tarafından soruşturma aşamasında sanığı fotoğrafı üzerinden teşhis işlemi olduğu dikkate alındığında, adli yanılgıya neden olunmaması ve suçu işleyen şahsın sanık olduğunun tam ve kesin olarak tespiti açısından, öncelikle sanık ve tanığın yöntemine uygun şekilde yüzleştirilmeleri, bunun mümkün olmaması halinde sanığın son tarihli tüm cephelerden çekilmiş, rötuşsuz fotoğraflarının temin edilerek tanığa gösterilmesi suretiyle elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.11.2009 gün ve 193/268 sayılı kararında belirtildiği üzere sübutu halinde eylemlerin, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-e.maddesindeki bilişim sisteminin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturacağının gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 14.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy