MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemine haksız müdahale suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların, katılanlara ait hesaplardaki parayı olay günü kendi adlarına veya sahte kimlikle açmış oldukları hesaplara aktarmaları şeklindeki eylemin Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2009/268 karar sayılı kararında da belirtildiği gibi TCK'nın 142/2-e maddesinde düzenlenmiş bulunan “bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık” suçunu oluşturduğu halde, bilişim sistemini kullanmak suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız çıkar sağlama suçu olarak kabul edilmesi,
2-Sanıklar hakkında TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 28.09.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy