MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığa yokluğunda verilen mahkeme kararının 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre tebligatın yapıldığı 01.02.2010 tarihinde ceza infaz kurumunda bulunması sebebiyle, temyizin süresinde olduğunun kabulü ile mahkemenin temyizin reddine dair ek kararının kaldırılması ile yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Başka suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde tutuklu olduğu anlaşılan sanığın duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmadığı halde, hükmün açıklandığı 17.11.2009 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Sanığın, şikayetçinin hesabındaki parayı başka hesaba aktararak, banka kartı ile parayı çekmesi şeklindeki eylemin Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2009/268 karar sayılı kararında da belirtildiği gibi TCK'nın 142/2-e maddesinde düzenlenmiş bulunan “bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık” suçunu oluşturduğu halde, bilişim sistemini kullanmak suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız çıkar sağlama suçu olarak kabul edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 20.04.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.