MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında, dolandırıcılıktan hüküm kurulmasına rağmen, güveni kötüye kullanma suçu yazılması ve hükmolunan gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesinde uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi, mahallinde giderilebilir yazım hatası kabul edildiğinden; sanık hakkında TCK'nın 58. Maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanırken tekerrüre esas gösterilen ilamın diğer sanık ...'a ait olması karşısında; sanığın tekerrüre esas sabıkalarından mahkumiyetlerden lehe olanın infaz aşamasında uygulanması mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Temel cezanın tayininde dayanılan gerekçelere göre takdir hakkı kullanılarak hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlenmesine karşılık adalet ve hakkaniyet ölçülerine aykırı olarak aynı gerekçelerle alt sınırın üzerinde adli para cezasına hükmolunması,
2-Sanık hakkında TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanığın sarfına sebebiyet verdiği 12 TL yargılama giderinin, 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK'nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle sanığa yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının TCK'nın 157/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünden “60 gün” ibaresinin çıkarılarak, yerine “5 gün” ve 168/2 ile 62. maddelerinin uygulanması sonucu neticeten "25 gün yerine 1 gün karşılığı 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle; hüküm fıkrasından ''TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle; hüküm fıkrasından yargılama gideri ile ilgili bölüm çıkarılarak yerine ''Sanığın sarfına sebebiyet verdiği 12 TL yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesi uyarınca Devlet hazinesine yüklenmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.04.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy