MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
07.02.2007 tarihli kararın 17.06.2013 tarihinde sanık ...’e usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, adı geçen sanık tarafından temyiz yasa yoluna başvurulmadığı gibi, atandığından haberdar olmadığı müdafiinin karara karşı yaptığı temyize muvafakat ettiğine ilişkin herhangi bir dilekçe de ibraz etmediği anlaşıldığından, Av. G. Deniz Kasakoğlu'nun sanık hakkındaki hükme yönelik temyiz talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanık ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 22.01.2013 günlü, 2012/1142 esas ve 2013/17 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, TCK'nın 119. maddesi kapsamında nitelikli işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu, CMK'nın 253/1. fıkrası “b” bendi 3. nolu alt bendi kapsamı dışında bulunduğundan, uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı da gözetildiğinde; sanığın eylemi 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 116/2, 119/1-c, 151, 53 maddelerine uyduğundan ve yapılan uygulamaya göre her durumda 765 sayılı TCK’nın sanık lehine olması nedeniyle tebliğnamedeki bozma isteyen (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık ... hakkında koşulları bulunmadığı halde 765 sayılı TCK'nın 523. maddesinin uygulanması ile anılan madde uyarınca indirim yapıldığı sırada 10 ay 20 gün yerine hesap hatası sonucu 9 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Öte yandan, sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik olarak; Ceza Genel Kurulu'nun 04.03.2008 tarih ve 647/43 ile 23.03.2004 tarih ve 41/70 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; olay günü hırsızlığın yapıldığı şantiye içerisinde kolluk kuvvetleri tarafından görüldükten sonra şüphe üzerine yakalanan sanıkların içerisinde bulundukları aracın kasasında yapılan inceleme sonucunda müştekiye ait şantiyeden çalınan malzemelerin bulunduğu, bu nedenle somut olayda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığı halde, sanıkl hakkında 765 sayılı TCK'nın 523. maddesinin uygulanması ile anılan madde uyarınca indirim yapıldığı sırada 10 ay 20 gün yerine hesap hatası sonucu 9 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmiş ise de; sanığın sabit kabul edilen eyleminden dolayı hakkında
765 sayılı TCK'nın 523. maddesi uygulanmadığında sonuç ceza “2 yıl 8 ay” hapis cezası olarak belirleneceğinden ve aksi hal sanığın; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, hükmolunması gereken ceza miktarı itibariyle, sonuç cezanın hükmün açıkalanmasının geri bırakılması sınırları kapsamında kalmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen (2) numaralı görüşe de iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar ..., ... ile müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 21.04.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy