MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel hükümlülüklerinin bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
26.09.2007 tarihli yakalama, üst arama, muhafaza altına alma ve teslim tutanağı içeriği ile müştekinin hazırlık aşamasında alınan ifadesine göre; marangozhanede işçi olarak çalışan müştekinin işyeri girişine yakın yere bıraktığı kapılardan bir tanesini sanıkların iki ucundan tutarak götürdüklerini görmesi üzerine peşlerinden koşup bağırdığı sırada ihbar üzerine işyerine 60-70 metre mesafede kolluk kuvvetleri tarafından görülen sanıkların ellerindeki kapıyı ekip aracının önüne atarak kaçmaya çalıştıkları sırada kovalamaca sonucu yakalandıkları, müştekinin diğer kapıları kontrol etmesi üzerine bir adet daha kapısının çalındığını farkettiği, bunun üzerine kolluk kuvvetleri ile birlikte yapılan araştırma sonucu çalınan diğer kapının da olay yerine yaklaşık 80-90 metre mesafede park halinde bulunan kamyonun sağ tarafında saklanmış vaziyette bulunduğu, bu nedenle çalınan ilk kapının kesintili takip ile ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanık ...'ün tekerrüre esas alınan ilamının karar numarası 2005/1131 olduğu halde 2005/1137 olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Bu dava sebebiyle yapılan toplamda 30,00 TL yargılama giderinden her bir sanığın sarfına neden olduğu 15 TL'nin 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK'nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle sanıklara yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ile ...'ün temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama gideri ile ilgili bölüm çıkarılarak yerine ''bu dava sebebiyle yapılan ve her bir sanığın sarfına sebebiyet verdiği 15 TL yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine” cümlesi eklenmek suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.04.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy