MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazılğının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan neticeten 1.320,00 TL adli para cezasına ilişkin hüküm miktar itibariyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 305/1. maddesi uyarınca kesin olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin aynı Yasanın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-) Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanığın temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-) Sanık ... ve Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Müştekinin saat 14:30 sıralarında evden çıktığını ve akşam 21.00 sıralarında eve geldiğinde olayı fark ettiğini beyan ettiği, suç tarihinde güneş batış saatinin 17:16 olduğunun anlaşılması karşısında, suçların 5237 sayılı TCK'nın 6/1-e maddesi tanımlaması uyarınca gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince eylemlerin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanunun 143. maddesiyle artırım yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'nun temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ...'le ilgili hırsızlık suçundan kurulan hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, aynı yasanın 142/1-b,ve 62. maddeleri gereğince sonuç cezanın 1 yıl 8 ay hapis cezası olarak belirlenmesine; suça sürüklenen çocuk ... ile ilgili hırsızlık suçundan kurulan hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, aynı yasanın 142/1-b,31/3 ve 62. maddeleri gereğince sonuç cezanın 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV-) Sanık ... ve Suça sürüklenen çocuk ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Müştekinin saat 14:30 sıralarında evden çıktığını ve akşam 21.00 sıralarında eve geldiğinde olayı fark ettiğini beyan ettiği, suç tarihinde güneş batış saatinin 17:16 olduğunun anlaşılması karşısında, suçların 5237 sayılı TCK'nın 6/1-e maddesi tanımlaması uyarınca gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince eylemlerin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı kanunun 116/4. maddesiyle hüküm kurulması,
2)Suça sürüklenen çocuk ...'nun savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiiye ödenen ücretin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'nun temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 16.06.2015 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy