MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdur ...'in 19.03.2007 tarihli beyanına göre eylemin saat 19:30-22:30 saatleri arasında işlendiği, Kandilli Rasathanesi verilerine göre güneşin 18:23'te battığı, hırsızlık eyleminin gece sayılan saat dilimi içerisinde işlendiğinin anlaşılmasına karşın suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suça sürüklenen çocuğun suça konu cep telefonunun soruşturma aşmasında mağdura iade ettiğinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 168/1. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesinin “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilmez” hükmü gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine dair karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının korunmasına, 11.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.