MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ...'ın yokluğunda verilen kararın, sanığın bildirdiği adrese tebliğe çıkarıldığı ancak sanığın adresten taşınması ve mernis adresinin de bulunmaması nedeniyle tebliğ edilemeden iade edilmesi üzerine bu sefer aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince kararın tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın adresine daha önceden geçerli bir tebligat yapılmamış olması sebebiyle Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilen gerekçeli karar tebligatının usul ve yasaya aykırı olduğu da gözetilerek sanık ...'ın öğrenme üzerine 08.01.2014 tarihinde ileri sürdüğü temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilip, mahkemenin temyiz talebinin reddine ilişkin 19.03.2014 tarih, 2013/574-779 sayılı ek kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
I-Sanıklar ... ve ... hakkında hakkında müşteki ...'a yönelik eylemleri nedeniyle hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz taleplerinin incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında katılan ...'ye yönelik eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılanın beyanları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, katılanın çalınan eşyalarından cep telefonunun soruşturma aşamasında sanık tarafından katılana iadesinin sağladığının anlaşılması karşısında; TCK'nın 168/4. maddesi uyarınca katılandan kısmi geri vermeye rızası bulunup bulunmadığı sorulmak suretiyle sanık hakkında TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.