MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : ... için beraat, sanık Doğukan için mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığın ihlal suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın o yer Cumhuriyet Savcısı’nın vaki itirazı nedeniyle ... Ağır Ceza Mahkemesinin 16.08.2013 tarih ve 2013/790 D.İş sayılı ek kararı ile itirazın kesin olarak reddine dair karar verilmesi ve bu red kararına yönelik olarak da bir temyiz talebinin bulunmaması, ayrıca sanık Doğuhan hakkında mala zarar verme suçu yönünden de bir temyiz talebinin sözkonusu olmaması nedeniyle, sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları yönünden kurulan hükümlerin temyiz incelemesine konu edilemeyerek yapılan incelemede;
Kısa karar ve gerekçeli kararda sanık ...’ün yüklenen tüm suçlardan ayrı ayrı beraatına karar verildiğinin açıkça belirtildiği halde, gerekçeli kararda diğer sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde sehven sanık ...’ün isminin yazılması, mahallinde düzeltilebilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiş olup bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ... hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 3. fıkrasına göre, uzun süreli hapis cezası ertelenenler hakkında, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğu uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2-Sanık ... hakkında kurulan hükmünde, sanığın yüklenen tüm suçlardan ayrı ayrı beraatına karar verildiği halde, yargılama giderinin sanıktan tahsil edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ... hakkında kurulan hükümde “sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına“ ilişkin bölümün hükümden çıkartılarak, hüküm fıkrasına “kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanmamasına“ cümlesinin eklenmesi suretiyle, sanık ... hakkında kurulan hükümde, “yargılama giderinin sanık ...’den tahsiline” ilişkin bölümün hükümden çıkartılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.