MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Oto hırsızlığına teşebbüs etmek ve kamu malına zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın suça konu araçları çalmaya teşebbüs etmesi karşısında hırsızlığın, eşyanın mülkiyetine yönelik olması nedeniyle araçlardaki zarardan dolayı hırsızlık suçu dışında ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, aşırı alkollü sanığın çalmaya teşebbüs ettiği aracı hareket ettirmesi sonucu Valilik binası merdivenine zarar vermesi yönünden de eylemin oluş şekli itibariyle zarar verme kastı ile hareket edilmediğinin anlaşılması karşısında suçun manevi unsuru oluşmadığından tebliğnamedeki 1 nolu görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre katılan ... Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
2-Sanık hakkında hırsızlığa teşebbüs etmek suçlarından kurulan hükümlerde ;
Müştekiler .... ve ...'nin araç kapılarının zorlanmak suretiyle açıldığına dair beyanları, çakı bıçağının bizatihi niteliği ve araç kapılarının suça konu çakı bıçağı ile kolaylıkla açılabileceğine dair bilirkişi kanaati karşısında kullanılan bıçağın TCK'nın 142/2-d kapsamında diğer bir alet mahiyetinde olmadığı anlaşılmakla tebliğnamede ki 2/c-a nolu görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
1-Gerekçeli karar başlığında suçtan zarar gören katılan hazineye yer verilmemesi,
2-5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK.nu ile 765 sayılı yasa açısından ilgili maddeleri uyarınca denetime imkan verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiği halde bu durumun tartışılmaması,
Kabule Göre de;
1-5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın resmi plakalı kamuya ait araçlara yönelik eylemini, aynı otopark içerisinde ve aynı zaman dilimi içerisinde gerçekleştirmesi karşısında şartları oluşmadığı halde TCK.un 43/1 maddesinin uygulanması,
3-Sanığın müşteki ...'a ait kilitli aracını çalmaya teşebbüs etmesine karşın eylemine uyan TCK'nın 142/1-b maddesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Sanığın müşteki ...'a karşı işlediği hırsızlığa teşebbüs suçundan kurulan hükümde TCK'nın 35 maddesinin uygulaması sonucu bulunan 7 ay 15 gün hapis cezasından TCK un 62 maddesi ile yapılan indirim sonucu 6 ay 7 gün hapis cezası yerine 5 ay 25 gün hapis cezasına hükmedilmesi,
5-Sanık müdafii son oturumda lehe olan yasa hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği halde talebinin TCK.un 50 maddesini de kapsamasına karşın bu yönde her hangi değerlendirme yapılmaması,
6-Sanık hakkında, 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezaların tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 24.11.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.