MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet, düşme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Hükümlü hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya kapsamına göre, hükümlü ... 'ın, hakkındaki mahkumiyet hükümleri kesinleşerek cezalarını infaz eden ... ve ... ile birlikte gece vakti, müştekinin işyerinin sağlam ve muhkem nitelikteki kapısını demir levye ile kırıp açmak suretiyle, suç tarihi itibariyle değeri pek fahiş kabul edilen suç eşyalarını çaldığı, mahkemece 07.03.1997 tarihli karar ile hükümlünün 765 sayılı TCK nın 493/1-son ve 522. maddeleri uyarınca neticeten 9 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilip, süresi içinde temyiz edilmeyen hükmün kesinleştirilerek, 23.12.2000 tarihinde infaza başlandığı, 24.10.2001 günü hükümlünün şartla tahliye edildiği, şartla tahliye süresi içinde başka bir suç işlemesi nedeniyle hükmün infazına devam edilip edilmeyeceği bakımından talep üzerine yeniden görülen uyarlama yargılaması sonucunda, 5237 sayılı TCK ve 765 sayılı TCK hükümlerinin değerlendirilerek hükümlünün eyleminin 5237 sayılı TCK ya göre hırsızlık suçunun yanında işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, müştekinin şikayetçi olmaması nedeniyle işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından uzlaşma nedeniyle kamu davasının düşürülmesine; hırsızlık suçu bakımından ise 5237 sayılı TCK nın 142/1-b, 143 ve 62. maddelerinin tatbiki neticesi 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, müştekinin uyarlama yargılamasında şikayetçi olmaması nedeniyle mala zarar verme suçu bakımından verilen düşme kararı isabetli ise de, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, bu halde mahkemece 5237 sayılı TCK nın 116/2-4 ve 119/1-c maddeleri uyarınca en üst hadden ceza verilmesi yoluna gidilse dahi, sonuç olarak belirlenecek olan 6 yıl hapis cezası ile hırsızlık suçundan hükmedilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası toplamı olan 9 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasının 765 sayılı TCK nın 493/1-son, 522. maddeleri uyarınca olarak belirlenen 9 yıl 4 ay hapis cezası ile karşılaştırıldığında 5237 sayılı TCK nın açıkça hükümlünün daha lehine olduğu görülmekle,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Hükümlü hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
5237 sayılı TCK nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3 maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda hükümlünün eyleminin, 142/1-b, 143. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/1-4 119/1-c maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, müştekinin uyarlama yargılamasında şikayetçi olmaması nedeniyle mala zarar verme suçu bakımından düşme kararı isabetli ise de, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen 22.01.2013 tarih 2012/1142 Esas 2013/17 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nın 119. maddesi kapsamında nitelikli konut ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun, 5271 sayılı CMK'nın 253/1. fıkrası “b” bendi 3. nolu alt bendi kapsamı dışında bulunduğu, hükümlü hakkında hırsızlık suçu ile birlikte ayrıca uzlaşma hükümlerine tabi olmayan 5237 sayılı TCK'nun 116/2-4, 119/1-c maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden uzlaşma nedeniyle kamu davasının düşürülmesine dair yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 02.12.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy