MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezaların süresine göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince REDDİNE,
I- Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya kapsamında yer alan 18.07.2009 tarihli yakalama tutanağından kolluk görevlilerince kimlik kontrolü için durdurulan takside bulunan sanık ve arkadaşının araçtan inerek kaçmaya başlamaları üzerine kovalama sonucu yakalandıklarında yapılan üst aramalarında çeşitli ziynet eşyalarının çıktığı, çıkan eşyalar kendilerine sorulduğunda adreslerini bilmedikleri birkaç evden kapıları kırmak suretiyle girip aldıklarını beyan ettikleri, teşhis için davet edilen müştekinin suça konu ziynet eşyalarını teşhis etmesi üzerine eşyaların kolluk görevlilerice teslim edildiğinin anlaşılması karşısında sanığın bizzat pişmanlık göstererek rızai iadesinin koşullarının oluşmadığı gözetilmeden hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK'nın 168/2. maddesiyle cezadan indirim yapılması ve konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi karşısında sanık hakkında TCK'nın 119/1-c. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdurun yargılama aşamasında 17.09.2009 tarihli oturumda alınan beyanında olaydan üç dört gün sonra sanığın babasının özür dileyerek kapıda ve evde meydana gelen hasarlardan dolayı tüm masraflarını giderdiğini bu nedenle şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği, 28.07.2009 tarihinde mahkemece, sanık hakkında düzenlenen iddianamenin kabul edildiği anlaşılmakla mağdurun zararının yargılama aşamasında karşılandığı kabul edilerek sanık hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy