MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, hırsızlık malı satın almak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına nazaran, 14.04.2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen Geçici 2. madde uyarınca, hükmün temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk ... ve müdafiinin temyiz talebinin isteme uygun olarak REDDİNE,
B-Sanık ... hakkında hırsızlık ve suç eşyasının kabul edilmesi; suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-21.02.2013 tarihinde alınan arama kararı üzerine, sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkındaki soruşturmanın başlatılıp, kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında; dosya içeriğinden bu tarihten önce gerçekleşen hırsızlık eylemleri nedeniyle müracaatlarının bulunduğu anlaşılan müştekilerden ..., ..., ... ve ...’ın müracaatları üzerine başlatılan soruşturma dosyalarının ayrıca diğer müştekilerin de müracaatlarının bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa soruşturma dosyalarının getirtilip dosya içine konulması; müştekilerin soruşturma aşamasındaki ifadelerinin duruşma sırasında okunduğu belirtilmiş ise de, müştekiler ..., ... ve ...’nın soruşturma aşamasındaki beyanları dışında diğer müştekilerin soruşturma aşamasındaki beyanlarının dosyada bulunmadığından dosya içine konulmasının sağlanması ve tüm delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK'nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkimin takdir hakkını somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle keyfiliğe kaçmadan kullanması; değer azlığının tespiti halinde indirim oranını TCK'nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde belirlemesi ve değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise, malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özelliklerinin” de dikkate alınması ve müştekiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ve ...’a karşı işlenen suçlar nedeniyle sanık ile suça sürüklenen çocukların kastının ve neticeye yönelik fiillerinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre, 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde hüküm verilmesi,
3-21.02.2013 tarihinde sanık ...'nin kiraladığı evde yapılan aramada; 15.02.2013 tarihinde hırsızlık yapılan mağdurlar ..., ..., ..., ...; 16.02.2013 tarihinde hırsızlık yapılan mağdur Duran Avcı ve 19.02.2013 tarihinde hırsızlık yapılan mağdur ...'den çalınan eşyanın ele geçirildiğinin, çalınan eşyadan hangi ya da hangilerinin birlikte ya da ayrı ayrı hırsızlık suçunun failleri tarafından eve getirildiğinin, sanığın çalınan eşyanın her birinin değişik mağdurlara ait olduğunu bildiğinin belirlenememesi ve olayın gelişiminine göre de her bir mağdur yönünden kastının yenilendiğinin tespit edilememesi karşısında; bir suç işleme kararı kapsamında aynı suçun değişik zamanda birdenn fazla işlendiğinin ve sanığın sübut bulan eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında zincirleme şekilde bir kez hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile her bir mağdura yönelik eylemin ayrı suç teşkil ettiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..., suça sürüklenen çocuk ... ve suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy