MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 12.06.2008 tarihli duruşma tutanağının 1 ve 2. sayfalarının katip tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 219/1. maddesine aykırı davranılması; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17.04.2012 tarih ve 2011/2-299, 2012/156 sayılı kararı ışığında, mahallinde giderilmesi olanaklı eksiklik olarak kabul edilmiştir.
I-Üst Cumhuriyet savcısının temyizinin incelenmesinde;
Üst Cumhuriyet Savcısının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'un 310/3. maddesinde öngörülen yasal bir aylık temyiz süresinden sonra hükmü temyiz etmesi nedeniyle temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuklara atılı hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre; 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımının, karar tarihi olan 12.06.2008 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç yerinin bina ya da binanın eklentisi niteliğinde olup olmadığı duraksamaya yer bırakmayacak açıklıkta belirlendikten sonra 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suça konu cep telefonunun değerine göre, somut olayda uygulanma olanağı bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesi uyarınca sanığın cezasından indirim yapılması,
3-5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 09.04.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy