MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mağdurun 26.01.2012 tarihli ilk celsedeki beyanında zararının giderilmediğini ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve sonraki celselere katılmadığı, hükmün verildiği 19.03.2013 tarihli son celsede ise sanık müdafiinin hazır bulunduğu ancak zararın karşılandığına dair herhangi bir beyanda bulunmadığı görülmekle; mağdurun hükümden sonra mahkemeye sunduğu “zararının giderildiğine ve şikayetini geri aldığına” dair 29.04.2013 tarihli dilekçesinden, zararının hükümden sonra karşılanmış olduğunun anlaşılmış olması nedeniyle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sağır ve dilsiz olan sanığın tekerrüre esas alınan hükümlülüğüne konu edilen eylemin işlendiği tarihte henüz 21 yaşını doldurmamış olması nedeniyle hakkında TCK'nın 33/1 maddesi delaletiyle aynı kanunun 31/3 maddesinin uygulanmış olması ve TCK'nın 58/5. maddesinde 18 yaşından küçüklerin işledikleri suçlardan dolayı tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının belirtilmiş olması karşısında; sanığın 18 yaşını doldurmayan küçüklerle aynı konumda olduğu sırada işlediği suçtan dolayı verilen mahkumiyet kararının tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
2-TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun infaz tarihine kadar; sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak
BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK'nın 58. maddesinin uygulanması ile ilgili kısmın çıkarılması, ayrıca TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili kısım çıkarılarak yerine ‘‘Sanığın, TCK'nın 53/1. maddesinde belirtilen ve aynı yasanın 53/3. maddesi gereğince kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışında kalan haklardan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK'nın 53/3. maddesi gözetilerek aynı yasanın 53/1-c maddesi gereğince kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy