MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi ( Kapatılan ... Asliye Ceza Mahkemesi )
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hırsızlık suçlarından, TCK'nın 142/1-b maddesi uyarınca tayin olunan 2 yıl hürriyeti bağlayıcı cezadan, TCK'nın 143. maddesi gereğince 1/4 oranında arttırım yapılması sonucu 2 yıl 6 ay hapis cezası yerine, 2 yıl 4 ay hapis cezası olarak eksik cezaya hükmedilmesi ile sanığın adli sicil kaydında yer alan en ağır ilam niteliğinde bulunan Ünye Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/632-222 Esas-Karar sayılı 6.10.2008 tarihinde kesinleşen 6 ay hapis cezası ile mahkumiyete ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Ünye Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/484-22 Esas-Karar sayılı 11.2.2009 tarihinde kesinleşen 1 ay 7 gün hapis cezasına ilişkin ilamın TCK'nın 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya kapsamına göre müştekiler ... ve ...'ın aynı pasaj içinde işyerleri bulunduğu, müşteki ... iletişim bayiini gece 23.00 sıralarında; müşteki ... ise kuaför işyerini gece 00.20 sıralarında kapattıklarını beyan ettikleri, müştekilerin ertesi sabah saat 08.00-08.30 sıralarında geldiklerinde hırsızlık olayını fark ettikleri, müşteki ... işyerinden çalınan 2 adet cep telefonunun görüşme dökümlerinin celp edildiği, yapılan incelemede; çalınan telefonlardan birinin sanık ... tarafından olay gecesini takip eden gün saat 11.24 te; diğer telefonun ise hakkında beraat kararı verilen ve sanık ...'ın boşandığı eski eşinin damadı olan ... tarafından olay gecesi saat 03.57 de kullanıldığının tespit edildiği, ...'ın söz konusu hattın kendisi adına kayıtlı olduğu ancak bu hattı sanık ...'nun kullandığını söylediği, UYAP kayıtlarına göre suç tarihinde güneşin saat 05.32 de doğduğu, yaz saati uygulaması da dikkate alındığında saat 05.32'ye kadar olan zaman diliminin gece olarak kabulünün gerektiği, suça konu telefonlardan birinin gece saat 03.57 de kullanıldığının anlaşılması karşısında TCK'nın 143. ve 116/4. maddeleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından; 5271 sayılı CMK nın 232/6. maddesine göre sanığın her bir müştekiye yönelik eylemi nedeniyle ayrı ayrı uygulama yapılması gerektiği anlaşılmakla birlikte, sanık hakkında müştekilere yönelik her bir eylem nedeniyle aynı başlık altında uygulama yapıldığı ancak verilen cezaların ayrı ayrı olmak üzere ve 2 kez verildiğinin karar yerinde gösterilmesi nedeniyle, sanık ve müşteki sayısının azlığı da gözetilerek infazda tereddüt oluşturacak bir hal bulunmadığı ve hüküm fıkrasının açık ve anlaşılabilir olduğu değerlendirilerek bu durum bozma nedeni yapılmamış bu yönde bozma talep eden tebliğnamedeki düşüncelere de iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...'nun temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 28.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy