MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Mahkumiyet
HÜKÜM : Reddine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesi'nin 20/05/2008 tarih ve 2006/3687 Esas, 2008/578 Karar sayılı gerekçeli kararının sanığın adresinde “ işe gittiği “ şerh düşülerek, eşine tebliğ edildiği 30/12/2008 tarihinde, sanığın başka suçtan Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olarak bulunduğu anlaşılmakla, tebligatın usulüne uygun yapılmaması nedeniyle 20/05/2008 tarihli hükmün kesinleşmediği, bu tarihten sonra yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğu ve sanığın öğrenme üzerine 16/04/2012 tarihinde verdiği dilekçesinin temyiz dilekçesi mahiyetinde bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I-Sanık ...'e yüklenen konut dokunulmazlığını ihlal suçu bakımından yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan sanığa atılı konut dokunulmazlığını ihlal suçu için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre; 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımı süresinin, hükmün verildiği 20/05/2008 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık ... hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Sanık ...'e yüklenen hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi”nin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı Kanun'un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında bu hususun dikkate alınacağı öngörüldüğünden sanık hakkında dava zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Aşamalardaki beyanlarında suçlamayı inkar edip, bulunmadığı yerlerde parmak izinin çıktığını ve sabıkalı olması nedeniyle polislerce yapmadığı suçların da kendisine yüklendiğini belirten sanık hakkındaki parmak izi raporunun onaysız bir fotopiden ibaret olduğu anlaşılmakla; öncelikle, bu parmak izi raporunun onaylı bir örneği ya da aslının dosya içerisine getirtilmesi; diğer yandan, olay yerinden alınan parmak izleri ile huzurda alınacak parmak izlerinin tarafsız bir bilirkişiye tevdi edilerek, bu parmak izlerinin karşılaştırılmasının yapılmasının sağlanılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 20.03.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy