MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düşme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yerel mahkemece suç tarihinden itibaren 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle verilen düşme kararının yerinde olmadığı ve zamanaşımının karar tarihinde henüz dolmaması dikkate alınmayarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ancak ilk karar tarihi olan 20/12/2006 tarihinden itibaren sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 102/3, 104/2. maddelerinin ve hükümden sonra 01.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 116/1, 151/1, 66/1-e maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık lehine olması ve aynı Yasanın 66/1-e, maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresinin, ilk karar tarihi olan 20/12/2006 tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması dikkate alındığında bu husus bozma sebebi yapılmamış ve yeniden yargılama yapılmasını da gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 16/04/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy