MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal, tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından, sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ...'in tekerrüre esas alınan ...Çocuk Mahkemesinin 29/09/2010 gün ve 2009/175 Esas 2010/115 sayılı kararındaki mahkumiyetine konu suçu on sekiz yaşından küçük iken işlemesi nedeniyle TCK'nın 58/5. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı ve tekerrüre esas nitelikte başka bir mahkumiyetinin de bulunmaması nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
3-Sanıklar hakkında ortak yapılan yargılama giderlerinin paylarına düşen miktarlar da ayrı ayrı alınması yerine, “eşit oranda” alınmasına karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... müdafii, ... ve müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık ... hakkında TCK'nın 58. Maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına, yine hüküm fıkrasından “T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; "TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların" hükümden çıkartılması ile yerine "TCK'nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi ile yine yargılama giderine ilişkin hüküm fıkrasının çıkarılarak “yargılama sırasında sarf edilen yargılama giderlerinin payları oranında ayrı ayrı“ sözcüğünün eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA
II-Sanık ... hakkında hırsızlık, sanık ... hakkında hakaret ve tehdit suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ... hakkında hırsızlık suçu yönünden yapılan incelemede; Sanıkların, katılana ait eve hırsızlık yapmak amacıyla girdikleri, bu sırada katılanın eve gelmesi üzerine bir kısım eşyaları alarak kaçmaya başladıkları, sanıklardan Uğur'un kovalamaca sonucu saklandığı yerde tanıklar tarafından yakalandığı, yakalandığında üzerinde katılana ait araba anahtarı ve saatin çıktığı, sanıklardan Ayhan'ın ise kaçarken almış olduğu eşyalardan Lap-Topu bahçeye attığı, ancak cep telefonunu yanında götürdüğü, müştekinin mahkeme aşmasından beyanında da cep telefonu dışındaki eşyalarının iade edildiğini bildirdiği, sanıkların iştirak halinde hırsızlık suçunu işledikleri, eylemlerinin bu haliyle tamamlanmış olduğu gözetilmeden, sanık ... hakkında TCK'nın 142/1-b, maddesiyle temel cezanın belirlenip, TCK'nın 35. maddesine göre teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik cezaya hükmolunması
2-Sanık ... hakkında tehdit suçu yönünden yapılan incelemede; Katılanın, olaydan sonra cep telefonunu alan sanık ...'ın çalmış olduğu telefon ile eşine ait numarayı arayarak kendisine '' Senin yerini yurdunu biliyorum, senin başına çorab örecem,, seni geberteceğim” şeklinde tehditte bulunduğunu beyan ettiği, sanığın telefon ile aradığını ancak tehdit etmediğini söyleyerek atılı suçlamayı kabul etmediği, ancak olay günü görevli olan polis memuru tanık İbrahim Boz'un mahkeme aşamasında alınan beyanında sanığın müştekiyi ... çalınan telefonla arayıp '' artık senin adresini biliyorum, seni geberteceğim '' şeklinde tehdit ettiğini, bunu müştekinin telefonunun hoparlörünü açmasıyla duyduğunu söylemesi karşısında; sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine (6763 sayılı Kanun değişikliği ile getirilen uzlaşma husus da gözetilerek) “tanığın yalnızca kovuşturma aşamasında bu anlatımda bulunduğu, soruşturma aşamasında böyle bir beyanının olmadığı, sanık ile katılan arasında gerçekleşen konuşmanın cep telefonunun hoparlörü ile gerçekleştirilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı” şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi,
3-Sanık ...'ın katılana yönelik hakaret suçu yönünden yapılan incelemede; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 125/1. maddesi kapsamındaki hakaret suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
4-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
5-Sanıklar hakkında ortak yapılan yargılama giderlerinin paylarına düşen miktarlar da ayrı ayrı alınması yerine, “eşit oranda” alınmasına karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
6-Sanık ... hakkında hırsızlık suçuna teşebbüsten kurulan hükmün incelenmesinde; sanıkların, katılana ait eve pencere camını kırmak suretiyle girerek, katılanın eşine ait içi ziynet eşyası dolu çantayı, arabının anahtarını, cep telefonunu, laptop bilgisayarı aldıkları, bu sırada eve katılanın gelmesi sebebiyle çalmış oldukları eşyalar ile beraber kaçmaya başladıkları, sanık ...'un site görevlisi tarafından kaçtığı yerde saklanmış halde bir kısım eşyalar ile birlikte yakalanması eyleminde, TCK nın 35/2. maddesi uyarınca temel cezadan indirim yapılırken sanığın suç yolunda katettiği mesafe ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak indirim oranının belirlenmesi yerine, üst sınıra yakın bir oranda indirim yapılması,
7-Sanık ...'in tekerrüre esas alınan ... Çocuk Mahkemesinin 29/09/2010 gün ve 2009/175 Esas 2010/115 sayılı kararındaki mahkumiyetine konu suçu on sekiz yaşından küçük iken işlemesi nedeniyle TCK'nın 58/5. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı ve tekerrüre esas nitelikte başka bir mahkumiyetinin de bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... müdafii, ... ve müdafiinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 25/04/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.