MAHKEMESİ : ... Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılanın 10.02.2011 tarihli oturumda alınan beyanında, parçalanan yazar kasanın ve kırılan camın değerinin karşılandığını söylediği anlaşılmakla, zararının ne zaman, ne şekilde ve tamamen karşılanıp karşılanmadığının katılana sorulmak suretiyle tespiti ile sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeksizin, yanlızca sanığın soruşturma aşamasında zararın giderildiğine dair savunmasına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.11.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.