MAHKEMESİ : ... Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hırsızlık eyleminin, suça konu olan aracın mülkiyetine yönelik olduğunun anlaşılması karşısında mala zarar verme suçunun oluşmayacağının gözetilmeyerek mala zarar verme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Hırsızlık suçuna konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan hüküm kurulması,
3-Sanığın suça konu araçta oluşan hasarı gidermiş olduğuna dair savunması doğrultusunda bahse konu zararın giderilmiş olup olmadığı hususunda katılan beyanı alınıp sonucuna göre zarar gideriminin bulunması halinde kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermeyeceği sorularak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4-Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken gerekçeli kararda tekerrüre esas alınan ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/293 esas 2011/394 karar sayılı ilamının kesin nitelikte olması dikkate alınarak 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 305/son maddesi uyarınca tekerrüre esas olamayacağının gözetilmemesi,
5-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son. maddesinin gözetilmesine, 12.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.