MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, suç eşyasını bilirek satın alma veya kabul etme
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararların 5271 sayılı Yasanın 231/12. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup temyizi olanaklı olmadığından, itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık ... hakkında verilen beraat kararının, sanık müdafiince yalnız kişisel hakka ilişkin olan vekalet ücretine yönelik temyiz edilmesi nedeniyle vekalet ücretiyle sınırlı yapılan inceleme ile sanık ... hakkında mağdur ...'na yönelik suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'na yönelik hırsızlık, sanık ... hakkında tüm mağdurlara karşı hırsızlık ile mağdur ... ve ...'e karşı konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık ... hakkında mağdur Kaan'a karşı işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan zamanaşımı süresinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Mağdur ...'in kolluk aşamasında alınan beyanında, suça konu cep telefonu çalındıktan sonra üç kişinin kaçarak uzaklaştığını beyan etmesi karşısında; sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar ..., ..., ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Beraat eden ve kendini vekille temsil ettiren sanık ... yararına karar tarihindeki Avukatlık asgari ücret tarifesinin 13/son madde ve fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... müdafii ile ..., ... ve ...'nın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” çıkarılarak yerlerine, “Kasten işlemiş oldukları suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, yine ... hakkında kurulan hüküm fıkralarına “karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunana Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.320 TL vekalet ücretinin sanıklardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren idareye verilmesine” şeklinde ekleme yapılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanıklar ... ve ... hakkında mağdurlar ... ve ...'e karşı konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ...'nın kolluk aşamasında alınan beyanında; mağdur ...'ın evine 04:30 sıralarında, mağdur ...'in evine ise 05:00 sıralarında girdiklerini beyan ettiği, mağdur ...'ın beyanına göre eylemin 00:30-05:00 saatleri arasında, mağdur ... beyanında ise 23:30-08:30 saatleri arasında gerçekleştiği, yaz saati uygulaması dikkate alındığında, 19.05.2009 günü güneşin ... ilinde saat 05:11'de doğduğu; 5237 sayılı TCK'nın 6/1-e maddesi uyarınca saat 04:11'den önceki zaman diliminin gece vakti sayılmasının gerektiğinin anlaşılması karşısında; konut dokunulmazlığını ihlal suçunun gece sayılan vakitte gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, konut dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından TCK'nın yasanın 116/1. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığını ihlal eden sanıklar hakkında TCK'nın 119/1-c maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine11/04/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.