KANUN YARARINA BOZMA
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...’ın 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 35/2, 143 ve 31/3. maddeleri gereğince 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına dair ... Çocuk Mahkemesinin 22.01.2009 tarih ve 2006/89 esas, 2009/54 karar sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemediği anlaşılmakla kamu davasının düşürülmesine ilişkin anılan Mahkemenin 01.09.2014 tarih ve 2006/89 esas, 2009/54 sayılı ek kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 11.06.2015 gün ve 94660652-105-35-5696-2015-11886/38801 sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.06.2015 gün ve 2015/226087 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesinde “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme ve sanığın denetim süresi içerisinde 30/01/2012 tarihinde işlemiş olduğu kasten yaralama suçu sebebiyle, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 19/06/2012 tarihli ve 2012/405 esas, 2012/988 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verilmiş olunması karşısında, sanık hakkındaki hükmün açıklanması yerine, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun, 19.12.2006 tarih ve 26381 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı kanunun 40. maddesi ile değiştirilmeden önceki 23/5. maddesinde "Çocuğun denetimli serbestlik süresi içerisinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum olmadığı ve yükümlülüklere uygun davrandığı takdirde davanın düşmesine karar verilir." hükmünün bulunmasına karşın, daha genel bir düzenlemeyi içeren 5271 sayılı CMK'nın 231/10. maddesinde ise "Denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmemesi ya da denetim yükümlülüklerine aykırı davranılmaması halinde davanın düşmesine karar verileceğinin” belirtilmiş olması karşısında; 5395 Çocuk Koruma Kanunu'nun 23/5. maddesinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan söz edilirken, 5271 sayılı CMK'nın 231/10. maddesinde ise sadece kasıtlı bir suçtan söz edilmiş olması nedeniyle, 5395 Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde denetim süresi içerisinde işlenen suçun sadece hapis cezasıyla sonuçlanması halinde açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanabileceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu; suç tarihi itibariyle henüz 18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuk hakkında suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5395 sayılı
Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesinin daha lehe hükümler içermesi nedeniyle somut olayda, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde işlediği ikinci suçun ... Sulh Ceza Mahkemesinin 19.06.2012 tarih ve 2012/405 esas, 2012/988 karar sayılı ilamı ile TCK'nın 86/2, 86/3-e, 29/1 ve 62. maddeleri gereğince hükmolunan sonuç 3 ay 22 gün hapis cezasının TCK'nın 50/1-a ve 52/2 maddesi gereğince çevrilen adli para cezası ile sonuçlanması ve TCK'nın 50/5. maddesi gereğince de uygulamada asıl mahkûmiyetin, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbir olduğunun anlaşılması karşısında, 5395 sayılı kanunun 23/5. maddesinde yazılı hükmün açıklanması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen .... Çocuk Mahkemesinin 01.09.2014 tarih ve 2006/89 esas, 2009/54 sayılı CMK'nın 231/8-10 ve 5395 SK'nın 23/1 maddesi gereğince kamu davasının düşmesine dair ek karara yönelik yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 08.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.