MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ...'ın ve Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın annesi ... ve eşi ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Her ne kadar sanık ...'ın 09.02.2015 tarihli dilekçesi kanun yararına bozma talebi ile Adalet Bakanlığına yazılmış ise de, yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağından dilekçe temyiz talebi olarak kabul edilmiştir.
Sanık ...'in yokluğunda verilen hükmün birlikte oturan annesi ...'e 25.12.2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, hükmün sanığın vasisi sıfatıyla annesi ... tarafından süresi içerisinde 30.12.2013 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmakla birlikte, temyiz tarihi itibariyle sanığın 18 yaşından büyük olduğu, ...'in sanık ... vasisi olduğuna dair kararın dosyada bulunmadığı, tebliğ tarihinde sanığın cezaevinde de bulunmadığı, bu nedenle ...'in sanık ... adına temyize hak ve yetkisi olmadığı, hüküm 01.04.2015 tarihli dilekçe ile sanığın eşi ve vasisi olduğu anlaşılan ... tarafından temyiz edilmiş ise de, CMUK'nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra hükmün temyiz edildiği, anlaşılmakla sanık ... yönünden ... ve vasisi sıfatıyla ...'in ve sanık ... yöününde sanığın anılan Yasanın 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak temyiz istemlerinin REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... ile sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
./..
Ancak;
1-Dosya içeriğine göre, devriye görevi yapan polislerin katılanın işyerinin kapısının açık olduğunu saat 06.00 sıralarında fark etmeleri üzerine olaya el koydukları, olay yeri inceleme raporunda katılanın işyerini 18.30'da kapattığını beyan ettiğinin bildirildiği, UYAP sisteminden yapılan incelemede gecenin 06.14 ile 19.26 saatleri arasında olduğu anlaşılmakla, katılanın işyerini saat kaçta kapattığına ilişkin beyanı tespit edilip eylemin gece işlendiğine dair delillerin neler olduğu da karar yerinde gösterilmeden, hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK'nın 143. maddesi, işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümde ise aynı kanunun 116/4 ile uygulama yapılması,
2- İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında TCK.nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
3-Suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise; Suça sürüklenen çocuk ...'in başka bir olay nedeniyle Denizli Cumhuriyet Başsavcılığında alınan 04.02.2011 tarihli ifadesinde, suçu Ali, Tugay ve Murat ile birlikte işlediklerini beyan etmekle birlikte kovuşturma aşamasındaki ifadesinde suçu kabullenmediği, suça sürüklenen çocuk Turgay ve sanık ...'nin baştan beri suçlamayı kabul etmediği, 09.06.2011 tarihli CD inceleme ve tespit tutanağı içeriğine göre, suçu işleyen "şahısların yüz hatları, vücut yapıları, hal ve hareketlerinden" ..., ..., ... ve kimliği tespit edilemeyen dördüncü bir şahıs olduğu belirtildiği, kamera görüntülerinde, suça sürüklenen çocuk ...'in yüzü açık olarak seçilmekle birlikte, diğer faillerin kim olduklarının kesin olarak anlaşılamaması karşısında, maddi gerçeğin kesin olarak belirlenmesi amacıyla; kamera görüntüleri ile sanıklara ait resimlerin bilirkişiye tevdi ile görüntülerde gerekli iyileştirme yapılmasından sonra görüntülerdeki şahısların Tugay ya da Ali olup olmadığının tespiti ile olay yerinde ele geçen parmak izlerinin Tugay ya da Ali'ye ait olup olmadıklarının araştırılması, sonucuna göre hukuki durumlarının tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
4- Suça sürüklenen çocuk ...'ın adli sicil kaydına göre daha suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan 3 aydan fazla hürriyeti bağlacı cezaya çarptırılmadığının anlaşılması ve 5237 sayılı TCK.nın 51/1. maddesi gereğince tayin edilen hapis cezalarının ertelenmesinin mümkün bulunması karşısında, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan tayin edilen hapis cezasının suça sürüklenen çocuğun "3 aydan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu", hırsızlık suçundan tayin edilen hapis cezasının "miktar itibariyle verilen ceza bakımından" gerekçeleri ile ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... ve müdafii, suça sürüklenen çocuk ... ve müdafii ile sanık ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 11.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy